5 Ocak 2013 Cumartesi

Cumartesi, Ocak 05, 2013 - 0 Yorum

Sırr-ı Dünya: 5’ten Bir, 3’ten Bir, 4’ten Bir.


5'ten Bir
Hakikat-i halde imtihan; beş harfi bir araya derç ederek bir kelime yapmak değildir. Çetin, meşakkatli ve zahmetli olan bu beş harften imtihan olmaktır.

Hadis-i Kutsi’de Mevla-yı Müteal’in "Semavât ve arza sığmadım da, mümin kulumun kalbine sığdım." dediği tecelligâhı kin ve nefretin, isyan ve inkârın temellüküne terk etmek ne büyük bir aldanış, ne azim bir zarardır. Sonsuz azabın dâisi de herhalde üç harf-bir kelimenin hatırına yaratılan kâinatı beş harf-bir kelimeye kurban etmek olmalıdır.

3'ten Bir
Hubb-u mücellâ ile yoğrulmuş üç harf-bir kelime. Aşk.

Yılan gibi vazifesini dikkatle ve bihakkın ifa eden kaç mutî mahluk vardır acaba kâinatta? Ki bütün sermaye-i ömrü öldürücü zehir olduğu halde, ondan sadece düşmanlarını nasiplendirir. Hâlbuki benî âdem ahsen-i takvim olarak yaratılıp, mâyesi muhabbetullah ile yoğrulmuş olmasına rağmen, sahip olduğu cüz’i zehrini umûmen ve ekseriyetle hâlikının rağmına dostlarına zerk eder.

Zor olan tahrip etmek değil midir aslında? Müşkil olan kiri pası toplayıp vücuda libas ederek, sanat-ı ilahiyenin en nadide eserine yakıştırmak değil midir? Âsân olan Habibullah’a teşebbüh ile sünnetullahı ifa iken, aşk-ı cemilin dergâhına isyan ve itaatsizliği harç eder insaoğlu. Sonra da hilm-i islamın mel’abegâhı olması gereken yumuşacık kalbini taşlaştırarak şeyâtîne oyuncak kılar?

Kuru direk sırtında taşıdığı camit telde milyonlarca hissi yorulmadan taşır da, hava kalıbı gizlenmiş suretleri yere değdirmeden zahmetsizce semada gezdirir de, ne acîptir ki insan; mahbes-i rahman olan kalbinde, üç harf-bir kelimeye bir nefesçik olsun ev sahipliği yapmaktan acizlenir ve yerden yere vurur.

Oysa Rabb-i Rahimimi Efendim’e habib eden, yıldızları serseri olmaktan kurtarıp seyyarelerin etrafında cezbeye getiren, güneşi kendine meftun edip, hararetiyle kavurmadan dünyayı hayattar kılan, Adem Babamız ile Havva Anamızın gurbetini gideren, bir defacık koklamak ile Yakub’un evlat hasretini zail eden şefkatin kaynağı da, vahşilikte hududu olmayanlara “anam babam sana feda olsun” dedirten de yine aynı üç harf-bir kelimedir.

4'ten Bir
Ve dört harf-bir kelime. Tevhid.

Bir’liğin dostu, üç harfin gıdası, beş harfli kilidin anahtarı, kâinatın sanatkârına hakkıyla imanın dermanı dört harf- bir kelime. Bütün iyilikleri ve güzellikleri yeşerten, tarumar olmuş ruh-u insanı tamir eden, harap olmuş yürekleri ma’mur eden, bir nefeslik ömrü ebeden muammer kılan dört harf- bir kelime. Tevhid.

“De ki Allah tektir. Allah Samed’dir. (Her şey O’na muhtaçtır, O, hiçbir şeye muhtaç değildir.) O’ndan çocuk olmamıştır (Kimsenin babası değildir). Kendisi de doğmamıştır (kimsenin çocuğu değildir). Hiçbir şey O’na denk ve benzer değildir.” (İhlas Suresi, 1-4)

Nihayet eğer bir gün “sırr-ı dünya nedir?” diye bir sual ile karşılaşırsanız cevabı çok basittir. Oldukça girift ama bir o kadar da basit; 5’ten bir, 3’ten bir, 4’ten bir.

Elhamdülillâhi alâ külli hâl. Sive’l-küfri ve’d-dalâl.

Engin MUTLU

__________________________

0 yorum:

Yorum Gönder