0 Yorum
Er midir, Geç mi?
An gelir, kırk yıl sonra gelene derler: Erkenden geldin! Zaman olur, kırk gün sonra gelir birisi. Dedikleri: Geç kaldın!
0 Yorum
An gelir, kırk yıl sonra gelene derler: Erkenden geldin! Zaman olur, kırk gün sonra gelir birisi. Dedikleri: Geç kaldın!
0 Yorum
0 Yorum
0 Yorum
0 Yorum
Kartal gelir; yavrusunu kapar. Kamera bedbaht kadının evladını kaybetmesinin keder yangına yakınlaşırken, seyirciler aynı alevin, kadının hem bağrını hem de yüreğini yaktığını yüreklerinde hissederler. Bir süre sonra güneş gibi kendi kendini yakan ananın yangının bütün vücuduna ve oradan aklına sirayet ettiğini görünce hüzün artık zirve yapmıştır. Gözü semada, sevgisi küllerinin altında kalan anne, bulduğu ilk taşı evladı niyetine bağrına basar, film biter. Lakin, seyirci bilir ki, aslında zavallının ne hikayesi bitecektir, ne yangını, ne de gözyaşları. Senaryo artık, nefes aldıkça ölene kadar; yaşadıkça da kıyamete kadar; seyircide farklı eklemelerle sezon sezon sürecektir.
0 Yorum
0 Yorum
0 Yorum
0 Yorum
0 Yorum
0 Yorum
El- amân, el- amân!
Ya 'Afüv, Ya Kerîm, Ya Hannân, Yâ Mennân, Ya Deyyân, Ya Gaffâr, Ya Settâr, Ya Rahman, Ya Rahîm!
0 Yorum
0 Yorum
Yalnız başlayan bir yolculuk, kalabalıklarla coşmuş gibi görünen bir serencam ve tek başına biten bir ömür.
Mütemadiyen zaiftir dere derler, zaman zaman hetbetliyse çay. Yolu uzundur, bazı yerlerde coşar, bazı yerlerde sükunete erer; dere gelir bir kaç kelam, çay gelir bir miktar sohbet ederler, o vakit ırmak olur. Nehir'lendiğinde artık toprakla ve insanıyla, hayvanıyla tek vücut olmuştur ama aslında ırmak iken aynı zamanda kahramanlığıyla dillere ve tarihlere geçmiştir.
...
0 Yorum