17 Aralık 2024 Salı

10 Aralık 2024 Salı

Salı, Aralık 10, 2024 - 0 Yorum

Kelâm-ı Kadîm!

Kelâm-ı Âl-i Şân; Mü'minlere hidayet ve şifâdır.

El- Kur'ân: Kelâm-ı Âl-i Şân;

Arz u semanın Rabb'i Allah’ın kelâmıdır.
Varlıkların Hudâ'sı, Müheymin fermanıdır.
Kâinatın Müsavvir’i Bârî'nin hitabıdır.
Sücûd ile kulak verip sözlerini duyana
Her şeyi Vâsî olanın, bizimle sohbetidir O!

6 Aralık 2024 Cuma

Cuma, Aralık 06, 2024 - 0 Yorum

Kur'an-ı Kerim Nedir? 2 - Can Yakan Gaflet!

 

Bir derdim var dostlar. Yarım asırdır beni uğraştıran, çözdüm zannettikçe kördüğüme bağlanan, bırakın anlatabilmeyi, derman olmayı; okudum, anladım zannettikçe cahili ve gafili olduğumu fark ettiğim bir derdim var. Rabbime şükr olsun ki, bu aciz kulunun dünyadaki nefesini kesmeden fark ettirdi. Bendenizin ne kadar uyanabildiğimi bilemediğim; lakin salt nimet muhtevalı olduğunu fark edebildiğim bir derdim var. Hususan şahsıma, umumen olarak da hepimize ait olduğunu düşündüğüm yakıcı bir derdim var.

Ahirzamanda, özellikle Müslümanların yitiği nedir, Kur'an-ı Kerim niçin kitap raflarında mahpus, duvarlarda veya kulak önlerinde asılı kalıyor da içeriye; zihinlere, ilimlere, fiillere ve gönüllere dokunmuyor? Çoğu zaman, salt tek bir ayetin manasına takılıp kalıyoruz da niçin ve neden bütünü görmemiz mümkün olmuyor?
 
Kur'an-ı Azimü'ş-Şân yüzlerce yıl insanlık alemine rehber ve fener olmuş iken, bütün hayatımız boyunca şaşmaz ve şaşırmaz yol haritamız olması icap ederken;

    • Zirvede tek başına duran enaniyetimize,
    • Kibirle ziynetlenmiş bilgimize,
    • Ukalalıkla süslenmiş kelamımıza,
    • Gafletle doldurulmuş amellerimize,
    • Hakikatten uzak düşmüş nefeslerimize
dokunamıyor, işleyemiyor, kayıplarımızı fark ettiremiyor? Ciddi meselelerimize, hatta en basit çelişkilerimize bile derman olmuyor sorularının basit ve net bir cevabı vardır.

Cuma, Aralık 06, 2024 - 0 Yorum

Kur'an-ı Kerim Nedir? 1 - Hakikati Fark Etmek!

Mu'cizât-ı Kur'âniye Risalesi

بِسْمِ اللَّهِ اَلرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

قُلْ لَئِنِ اجْتَمَعَتِ اْلاِنْسُ وَالْجِنُّ عَلٰۤى اَنْ يَاْتُوا بِمِثْلِ هٰذَا الْقُرْاٰن

 لاَ يَاْتُونَ بِمِثْلِهِ وَلَوْ كَانَ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ ظَهِيرًا

 

Mahzen-i mu'cizat ve mu'cize-i kübrâ-yı Ahmediye (sav) olan Kur'ân-ı Hakîm-i Mu'cizü'l-Beyânın hadsiz vücûh-u i'câzından kırka yakın vücûh-u i'câziyeyi Arabî risalelerimde ve Arabî Risale-i Nur'da ve İşârâtü'l-İ'câz namındaki tefsirimde ve geçen şu Yirmi Dört Sözler'de işaretler etmişiz. Şimdi, onlardan yalnız beş vechini bir derece beyan ve sair vücûhu içlerinde icmâlen derc ederek ve bir mukaddime ile onun tarif ve mahiyetine işaret edeceğiz.