5 Ekim 2016 Çarşamba

Çarşamba, Ekim 05, 2016 - 0 Yorum

Millî Takım mı, Mil'siz Takım mı yoksa Mil’li Halk mı?



Futbol ile ilgili birkaç kelam yazacağım, ama biliyorum ki çoğunuz okumayacaksınız. Çünkü konu futbol; bazılarının işine gelmez, çünkü biraz uzun; bazılarının daha önemli okuyacakları var. Beğenmeniz ya da paylaşmanız için yazmadığımdan, zamanınız yoksa okumayabilirsiniz. Siz okumasanız da en azından ben söylemiş olayım. Ben görevimi yapayım da, sonra kimse “sen
eğitimciydin, neden demedin” demesin. Zira biliyorum ki; “EĞİTİM VE EĞİTİMCİ ŞART”

1.  Fatih Terim’in yıllık ücreti 3.5 milyon Euro. Bugünkü TL karşılığı yıllık 11 milyon 865 bin lira, aylık 988 bin 750 lira. Sözleşme 5+2 yıllık. (Euro kuru 1 TL=3,39 Euro)
2. Terim'in sözleşmeyi tek taraflı feshetmesi halinde (Şanlı Türk Bayrağı’nı dünya semalarında dalgalandırmaktan vazgeçtim derse) federasyona 1 milyon 450 bin Euro ödeyecek. Terim'in sözleşmesi bugün (05 Ekim 2016) sona erdirilirse (Şanlı Türk Bayrağı’nı dünya semalarında artık sen dalgalandırma denirse)  Federasyon Terim’e 7.6 milyon Euro ödeyecek. Tam beş kat fazlasından da fazla.
3. Ekstraları: Dünya Kupası'na katılma primi 750 bin Euro, dünya kupasında bir üst tura çıkmanın Terim'e ödülü yine 750 bin Euro, Avrupa Şampiyonasına katılma primi de 500 bin Euro olacak. (Ben takip etmiyorum bu maçları dostlar; acaba bu primleri aldı mı ki Süper Türk Hocamız? Pardon yanlış söyledim, özür dilerim, düzeltiyorum; Şanlı Türk Bayrağı’mız Dünya ve Avrupa semalarında dalgalandı mı ve Milli Gurur’umuz kabardı mı? Bu vesile ile atalarımıza layık evlatlar olabildik mi?)
4. Ayrıca performans primlerinden de pay alacak. Yediği, içtiği, giydiği, bindiği, yattığı, oturduğu vs. devede kulak; ne kulağı, kıl; ne kılı, tüy kalır. (Zengin’in malı, Engin’in klavyesini yoruyor işte)
5. Beş yılda Milli Takım kaç maç oynayacak, onu bilmiyorum. (Bir eğitimci olarak tahminim de yok, bilgim de…)
6. Milli Takım maçların hepsini kazansa; kupaları, şiltleri, madalyaları koyacak dolap kalmasa da yollara taşsa ve hatta memlekette dolap yapacak odun bile kalmasa, ülke olarak ne kazanacağız, net olarak onu da bilmiyorum. (Bir eğitimci olarak ayıracak vaktim olmadı.)
7. Bu kadar para (futbol kulüplerinin harcadıkları da dâhil) eğitime, sağlığa, ekonomiye, sanayiye, bilime vs. vs. aktarılsa ne faydası olur, hesaplayamadım, net olarak onu da bilmiyorum. (Ama eğitimci olarak birçok fikrim var.)
8. Tek kare futbol görüntüsü olmadan tv’de saatlerce futbol konuşanların; usanmadan bunları önce seyredip, sonra da matah bir fikir söylemişler gibi saatlerce tartışanların zekâ seviyeleri ve IQ’ları nedir, ne net, ne de brüt bunu hiç mi hiç bilmiyorum. (Ama eğitimci olarak bir fikrim var tabi)

Bildiklerime gelince;
1.  Hiç kimse hamasi konuşup, “Ama Ayyılıdız’lı Bayrak…, Ama Milli Mesele…, Ama Milli Gurur…,” gibi kelimelerle başlayan ve “Ülkemizi tanıtıyor, bizi dünya gündeminde tutuyor, göğsümüzü kabartıyor” gibi kelimelerle devam eden aşağılık kompleksinden kaynaklanan cümleler kurmasın. Çünkü bu ifadeler, halkı (belki de halkın kendi kendisini) kelimenin tam anlamıyla aptal ve ahmak yerine koymaktan başka bir anlam taşımıyor.
2. Futbol kulüpleri için; “en büyük……..”, “kolumu kessen kanım ……… akar, “pazara değil mezara kadar ………”, “vur, kır, parçala”, “ölmeye, ölmeye, ölmeye geldik …….” vb. zırvalarla birbirlerini, kelimenin tam anlamıyla yiyen taraftarların “düştüğü hali” siz düşünün. Zira ben düşündükçe hafakanlar basıyor, bir eğitimci olarak kahroluyorum.
3. Futbol Roma kültüründeki vahşi gladyatör savaşlarını seyreden bir “takım” romalı asilzadelerin sadistçe zevk aldığı “oyun”un bu güne uyarlanmış ve güncellenmiş şeklinden başka bir şey değil. Delil mi istiyorsunuz, buyurun; sahada futbolcular, tribünde ve sokakta taraftarlar birbirini yemiyor mu? Yiyor mu, yemiyor mu? Ülkemizdeki futbol statlarının isminin yanında “arena” yazmıyor mu? Yazıyor mu, yazmıyor mu?
4. Ne yani, dünyanın futbolda en ileri ülkelerinden Arjantin ve Brezilya uzaya gitti de; halkı refah içinde yaşıyor da; ekonomi, siyaset, bilim ve teknolojide birinci sıraya oturdu da biz mi duymadık? Futbol; İspanya’nın, Portekiz’in, İtalya’nın, Almanya’nın, Fransa’nın, Hollanda’nın, İngiltere’nin ekonomik krize girmesine engel mi oldu? Japonya, Çin, Amerika, İsrail, Rusya hatta Hindistan futbolda önde değil de ne kaybetti? Kaldı ki bu ülkelerin tamamı dünyayı sömüre sömüre doymadılar, bu da ayrı bir mevzu. Milli takımlarının neredeyse yarısı ya zenci, ya da yabancı bir milletten, bu da daha ayrı bir mevzu. İçinde bulunduğumuz durum ne büyük bir saflık (saftoriklik).
5. Ey Millet, uyanın artık; biz üç kuruş kazanmak için kırk takla atarken, bu şahıslar bizim üç kuruşumuzla, yedi ceddi yese bitiremeyeceği paralar kazanıyorlar. Sevgili, dünyaca meşhur, kral, imparator vs. vs. namlı tecrübeli hocamız, aylık 1 milyon TL (eski parayla 1 trilyon TL) maaş alıyor.
6. Adı “Milli” olan takımın hocasına “Euro” üzerinden maaş veriliyor. “TL” üzerinden alsa/verilse sanki 5 yıl sonraki kur üzerinden parası pula dönecek de aç kalacak.
7. Gazilerin protezlerinin bazıları ve tedavilerinin bazıları SGK tarafından karşılanmıyormuş; bazı Şehit ve Gazilere ödenen maaş, tedavi ve protez ücretleri, bazı işgüzar memurlar tarafından acayip bazı gerekçelerle mahkeme kanalıyla, icra ve haciz yoluyla ve faiziyle geri ödetilmek zorunda bırakılıyormuş, bazı Şehit ve Gazilerin aileleri derme çatma kulübelerde yaşıyor, yırtık ayakkabılarla geziyormuş. Olsun, biz onlara bir Fatiha okuyoruz ya; abdestimiz varsa cenaze namazlarını kılıyoruz ya; Şehitler ölmez Vatan bölünmez diye gırtlaklarımız yırtılana kadar bağırıyoruz ya, para onlara ne lazım; nasıl olsa cennete gidecekler. Para futbolculara lazım.

Netice olarak; onların (profesyonel düzeyde futbolla ilgilenen herkes) “Takım” halinde oldukları/yaşadıkları ve dahi “takım taklavatları”nın sıhhatte (!) olduğu kesin de, görünen o ki “Mil’li” olan biziz.

Sanki “Mil” kısmı hep bizde kalıyor gibime geliyor.

Sanki onlar “Milsiz Takım”, biz ise “Mil’li Halk” olarak yaşıyoruz diye işkillenip duruyorum.

Ma’as-Selam
Engin MUTLU






__________________________

0 yorum:

Yorum Gönder