Pazartesi, Aralık 26, 2016 -
0 Yorum
0 Yorum
Projeler: Yine ve Yeni...
PROJE ADI :
MUHAMMEDSİZ KUR’AN
PROJE TARZI : YIK,
PARÇALA, DAĞIT, YOK ET
PROJE AMACI : NAMAZSIZ İMAN
PROJE HEDEFİ: İMANSIZ MÜ’MİN
PROJE HEDEFİ: İSLAMSIZ MÜSLÜMAN
SANKİ, GİBİ, Mİ ACABA?
Facede dolaşırken; dengesiz, ölçüsüz ve hadsiz bir sayfa
gördüm. Sözüm ona hurafelerle mücadele ediyormuş ve bunu da Kur’an Müslümanlığı
için yapıyormuş. Deve misali öyle izansız, kenarsız, köşesiz, çapsız ve
açısızlar ki; ucu bucağı olmadığı için hiçbir integral hesabı alanlarını
bulamaz; doğru çizgileri bulunmadığı için hiçbir yamuk formülü kenarlarını
bulamaz; kafaları silindire veya küreye benzese de hiçbir açı hesabı çaplarını
ve hacimlerini bulamaz ve değme matematikçiler, fizikçiler ve astronomlar
uzayda işgal ettikleri “boşluk”ları ispat edemezler.
Adamlar diyor ki, (adam dediğime bakmayın, bu familyayı
ifade edecek en yakın tür insan, maalesef) “Hz Peygamberin vefatından 250 yıl
sonra yazılan hiçbir hadis dinin kaynağı olmaz. Dinin tek kaynağı Allah’ın
kitabı Kuran’dır.” Şimdi bu devemisal adamın (bundan sonra herif veya hırıf
diyeceğim) neresini düzelteceksiniz? En iyisi ayetle cevap vermek.
Âli İmrân 31- De ki: "Eğer siz Allah'ı seviyorsanız
beni izleyin ki Allah sizi sevsin; ve günahlarınızı bağışlasın! Zira Allah çok
bağışlayandır, eşsiz merhamet kaynağıdır.”
Ulan herif: Hz. Peygamber’in (sav) neyi nasıl yaptığını nereden bileceğiz, O’nu nasıl izleyip, nasıl tabi olacağız? Bu hırıfların, akıl (olduğundan şüpheliyim ama) hocalarından biri diyor ki, “hadislere en önemli delil olarak, namazın nasıl kılındığı Kuran’da yazmıyor diyorlar, başka da söyledikleri bir şey yok.”
Ulan hırıflar, size söyleyecek çok şey var da, faraza delil
sadece namazın kılınışı olsa bile yine de Hadis-i Şeriflerin gerçekliğine
yeter, çünkü namaz İslam’ın en önemli hakikati, kulun Allah’a (cc) en yakın
olduğu andır. Sizin amacınız ne? “Kuran Müslümanlığı” adı altında -hâşâ- “Muhammed’siz İslam” projesinden sonra ikinci
aşamanız “Namazsız Müslüman” mı olacak?
Utanmadan; Ahzâb 56. Ayette ki mreali; "Şüphesiz ki Allah ve
melekleri o peygambere çok salât (ve tekrîm) ederler. Ey îman edenler, siz de
ona salât edin, tam bir teslimiyetle de selâm verin"dir; “Salât” (çoğulu Salâvât)
kelimesini “destek” diye tercüme edip, “C.C., S.A.V., R.A.” dua cümlelerini yalakalık
diye anlıyorsunuz. Siz kime “yalakalık” yapıyorsunuz?
Sıkılmadan; İslam Alimleri’nin ilham almasına “hezeyan,
delilik, şirk vs.” deyip; abdestsiz kıldırdığı namazda dalga geçer gibi -hâşâ-
Allah’tan (cc) vahiy ve cevap bekleyenler, siz hangi “protokol”e “yağcılık” yapıyorsunuz?
Bilmiyor musunuz ki; “mehdi bekliyorlar” diye dalga geçtiğiniz Müslümanlar aynı
zamanda “deccal”i de bekliyorlar?
Çapsız daireler; kenarsız yamuklar; açısız üçgenler; integrali
bulunamayan yükseltiler ve eğriler; size söylenecek sözü Arif Nihat Asya
söylemiş, fazlasını söylemek bizim için “abes”le iştigal olur.
Diller, sayfalar, satırlar
"Ebu Leheb öldü" diyorlar:
Ebu Leheb ölmedi, ya MUHAMMED; (sav)
Ebu Cehil, kıtalar dolaşıyor!
Ma'as-selam.

0 yorum:
Yorum Gönder