1 Nisan 2017 Cumartesi

Cumartesi, Nisan 01, 2017 - 0 Yorum

İnce Yanı: 1 Kıssa, Bin1 Hisse...

İnce Yanı


1 Kıssa:
Köylünün biri kağnısıyla yük taşırken, aklı hep kağnının tekerleklerini birbirine bağlayan Anadolu’da adına "ok" da denilen ağaca takılır da çıkaramazmış. Çünkü okun (şase) mazıya (dingil) yakın olan “sol tarafı” o kadar incelmiş ki; ha kırıldı, ha kırılacak... Yokluk, çaresizlik bağlamış elini ayağını. Fakat dili seslenip dururmuş: “Aman ince yanı, dayan ince yanı.”

Yine bir gün köylü kağnısına yüklerini de yükleyerek yola koyulmuş. Dere tepe demeden gidiyor ama hep aynı korku aklında ve içinden söyleniyormuş; “Aman ince yanı, dayan ince yanı." Tepeye varmak üzereyken sonunda olan olmuş ve önce ok, ardından mazı büyük bir çatırtıyla kırılıvermiş. Tabi araba devrilmiş, üzerindeki yükler de saçılmış etrafa.

Köylü söylene söylene arabaya yaklaşmış; "Ettin edeceğini be ince yanı, beni dağ başında yıktın, bıraktın." Köylü iyice eğilip arabanın altına bakınca bir de ne görsün, “ince yanı” sapasağlam duruyor; asıl güvendiği, sağlam bildiği “kalın taraf” ortadan kırılmış... Köylü büyük bir gururla ayağa kalkıp söylenmiş;
“Afferin be ince yanı....”

Bin1 Hisse:
Haydi be "İnce Yanı'm, Sol Tarafı'm" biraz daha dayan; karanlığın en zifiri ânı, şafağın en yakın olduğu ândır.

“Kalın Tarafları” Allah (cc) biliyor nasılsa. Kesemde; bir "şükür" kaldı, bir de “aferin”. Şükür Rabbim için, "aferin" senin olsun.

Haydi dayan, biraz daha...
 
Engin MUTLU

____________________________

0 yorum:

Yorum Gönder