Pazartesi, Nisan 13, 2020 -
0 Yorum
0 Yorum
İnkıraz ve İstiğfar!
Basit iki günlük sokağa çıkma yasağı sebebiyle, ders ve ibret niteliğindeki bu örnek olayda toplumsal kara deliği, manevi kayıplarımızı, inkırazımızın emarelerini gördüm de perişan oldum. Boşalan zemberek gibi insan(cık)lar sokağa döküldü.
Asıl alış veriş yapması gerekenler, günlük kazanıp hatta kazanamayıp günlük tüke-tenler olması gerekirken, deveyi hamuduyla götürenler; yedi cedlerini doyuracak servete veya günlerce tüketebilecek malzeme ve metaa sahip olanlar, keyiflerin-den namüsait bir yerleri ile ceviz kırabilecek potansiyele sahip güruh, gecenin bir vakti sokaklara düştü, salgını, felaket ve fecaat boyutlarına taşıdı.
Kendi keyfi için bu kadar egoist davranabilen bir toplumda yaşadığıma mı üzüleyim, ateist-determinist-kapitalist-materyalist-pragmatist felsefelerin ortak noktası olan; primat gibi ve primat düzeyinde yaşam sürmeyi alışkanlık haline getirmiş maneviyattan yoksun bir topluma dönüştüğümüze mi yanayım; yıllarca muallimlik yaptığımı zannedip, bir arpa boyu mesafeye etki edemediğime mi yıkılayım, aslında daha da feci olanı ise sözüm ona en insancıl, kucaklayıcı, objektif ve sağlıklı düşündüğü sanan; aslında aynı egoizmi ancak kendi menfaatine halel getireceğini düşündüğü için toplumsal düzeyde sorgulayan; üstüne bir de İslamî-manevi bakış açısıyla sosyal-zihinsel nizam-ı alem idealine sahip olduğunu zannettiği halde hiç alakası olmadığını fark edemeyen zihinlerle aynı istikamette gittiğime mi kahrolayım; bilemedim.
Estağfirullah el-azîm.
Lâ ilâ illâ ente sübhâneke innî küntü mine'z-zâlimîn.
Rabbi innî meseniye'd-durru ve ente erhamu'r-râhimîn.
Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhi'l-aliyyi'l-azîm.
Ey Rabbim!

0 yorum:
Yorum Gönder