Pazar, Eylül 18, 2022 -
0 Yorum
0 Yorum
Beş Hayat; Bir Nefeste, Her Dem!
Birinci Hayat:
Perişan Baba Tâher’e sormuşlar da mı cevapladı,
yaşadıklarını mı yazdı, yoksa içinden geçenleri ilhamen mi dillendirdi; sebeb-i hikmeti bize meçhul kendisine malum, demiş ki:
“Başım bir top, gelen bir kez vurur be!
Elim neye atsam, birden kurur be!
Eğer alçaklarınsa kahpe dünya,
Gider Tâher, bir özge yer bulur be!”
Günümüz hayat akışında birçok insan diyebilir ki; evet, Baba Tâher benim hâl-i perişânımı tarif etmiş. Bu fakir de der ki; Baba Tâher Perişan değil; "Perişan"lığın tabibiymiş.
İkinci Hayat:
Nurettin Topçu bir âkil hastahanesi ziyaretinde, bizim deli
dediğimiz, eski zamanlarda meczûb diye ünvân verilen; aslında aklını kiraya vermeyen ya da nefesini dünyalık için satmayanlar diye anladığım, adı bilinmez âkil bir zât ile görüştüğünde, şu mısraların döküldüğünü aktarır, o velîmisal âdemin dudaklarından:
“Sabır âyine-i kalbe ciladır; hâ!
Yılanın kuyruğuna basma; beladır hâ!
Ko bu felek türlü cefa kılsın; safâdır hâ!
Can gözü ile her dem gördüğün; Hüdâ’dır hâ!”
Üçüncü Hayat:
Yine, bu bahiste atalarımız da şöyle buyurmuşlar:
“Güzel bedenler için zevk, güzel ruhlar için ızdırap
gerektir.”
Bu kelam üzre söz dizmek, gayri battal durur.
Dördüncü Hayat:
İnsanın hayatı boyunca alacağı nefeslerinin sayısı belliymiş; ne artar ne eksilirmiş, öyle derler. ân itibariyle kaç nefes aldığımı bilemediğim gibi, ne kadar nefesim kaldı onu da bilemiyorum. İbrahim Edhem hz.lerini bile pişiren Belhli dükkan sahibi gibi; “bulursam elimdekileri dağıtıp, sahip olamadıklarıma şükrediyorum” diyorum.
Diyorum demesine, geçmiş nefeslerim ne hal üzere geçtiğinden bahisle önüme serilenler hakkında bir nebze fikir sahibi olabiliyorum olmasına ama her kula muamma olduğu gibi bana da öyledir; alem-i gayb ve alem-i misalden tarassut ile zihnime ve defterime nazar edince akis nasıl olacak, alem-i şehadete nasıl tevil edilecek kestiremiyorum. Hatta hiç emin olamıyorum. Bilebildiğim, hâl-i hâzırdaki nefeslerimden, Rabbime niyaz ve illâ O’ndan imdat istemekten başka bir kelam dökülmüyor.
Ve inşaallah bundan gerû…
Ayırma Allah’ım! Amin.
Beşinci Hayat:
Lakin, bu kalemde diyeceğim tek kelam, Bediüzzaman
Said Nursi Hazretleri’ninkiler gibidir:
“Ahirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde, fani
dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme. Gerçek musibet dine gelen; gereği
iman olandan ya da imanın gereği olandan uzaklaştıran her şeydir.
Gidecek başka
Kapı mı var ki; dost istersen Allah yeter!”
Bir Nefeste:
İnne'lhamde lillahi ve’ş-şükrü li sâhibi's-semâvâti ve'l-ardi'llezî hüve'r-rahmânu'r-rahîm!
Her Dem:
Elhamdülillahi ebeden dâimâ!
Vesselâm!
Engin MUTLU
18 Eylül 2022
_______________________________________

0 yorum:
Yorum Gönder