Pazartesi, Ekim 31, 2022 -
0 Yorum
0 Yorum
Gözlerindeki Acı ...
“Gözlerinden” dedim; “gözlerinden acı akmış bir zamanlar. Önüne
ne kattıysa devirmiş, yıkıp geçmiş adeta. Yatağı kurumuş amma ve lakin hâlâ sesi,
çağıltıları geliyor kulaklarıma.”
Gözün sahibi mi cevap verdi; akıp giden acı deryasından bir
damla, geri dönüp mü seslendi, yoksa ben mi öyle işittim bilmiyorum:
“Senin acı zannettiğin nimettir benim için; şükür sebebim,
varlık amacım ve Rabbime boyun eğdiğim eşiğin ötesi. Mahz-ı hayrdır; böyle
bildim, böyle bellemişim.
Vâ esefâ ki; kalbim bunu böyle kabul etmişken, şu hissi
silememişim ya... Meğer zihnim yüreğime söz geçirememiş, meğer hâlâ fâni ve fena
olan dünya, meta’ olmaya devam etmiş gizli gizli; kendimi kandırırcasına.
Yazıklar
bana ki; kuluna Rahmân ve Rahîm Olan’dan medet umarken, zalûm ve cehûl olan
kullarda hâlâ vefa ararmışım ya.... Derdimi derman belledim sanırken, nefsim oyununa
devam ediyormuş meğer. Senin sözlerinden anladığım budur. Sana teşekkür ederim, bendeki gaflet
izlerini gösterdiğin için. Gaffâr ve Settâr Olan'a hakkıyla; nasib ettiklerine
hamd, etmediklerine şükür edebilmeme yardım ettiğin için. Ve bu fırsatı karşıma senin suretinde verdiği için O'na.
Kapını kapatma Rabbim; Senin kapından başka kapı yoktur;
gideyim. İmdat edecek; rızası beklenecek ve alınacak da yoktur. Bu âciz
ve fakîr ve gâfil ve günahkâr ve hatalı ve nâçar kulunu affet, merhamet ve mağfiret et.
Amin.”
Diyebildim; sevinç çağlayanının eşliğinde...
31 Ekim 2022
Engin MUTLU
____________________________

0 yorum:
Yorum Gönder