Cumartesi, Mayıs 17, 2025 -
0 Yorum
0 Yorum
Ey Kul!
Ey Kul!
Madem yürümeye üşeniyordun, koşmaya kalkmayacaktın. Zira bilmen icap ederdi ki; dûçâr olduğun aşk, sana cihânı biteviye turlattıracaktı. Öyle de oldu; olmadı mı?
Ey kul!
Madem çamurla baş etmeyi göze almadın, yağmur duasına çıkmayacaktın. Zira bilmek zaruretin vardı ki; rengine bulandığın sevdâ; kendini, bulmak için arattırmayacaktı. Öyle de oldu; olmadı mı?
Ey kul!
Varsın muhatapların iştihalarına râm olsun. Sen, Rabbinin nasib ettiği muhabbetin lezzetine tâlip olmaktan, son nefesine kadar vaz geçmeyeceksin. Değilse, huzuruna vardığında nasıl bakarsın yüzüne, rûz-ı mahşerde?
Ey kul!
Şükret! Verdiklerine de, vermediklerine de... Kısmetin yaptıklarına da, geriye aldıklarına da...
Ey kul!
Mademki nefes alıyorsun, kulluğa fırsat tanımıştır. Amasız, fakatsız, sayısız, zamansız; sadece şükret!
Elhamdülillâh!
Samatya
17 Haziran 2025
Engin MUTLU

0 yorum:
Yorum Gönder