Perşembe, Ağustos 20, 2020 -
0 Yorum
0 Yorum
İnsan Sarrafı Olmak: Yazmak Becerisi...
İnsan sarrafı olmak sübjektif bir beceridir. Çoğu zaman övünerek söyleriz ama yine de "tanıyamamışım" dediğimiz çok şahıs geçer hayatımızdaki kritik duraklardan. Kendi ölçülerimizle insan sarrafı olmaya çalışmaktansa, insanların kıratlarını kendisinden öğrenmek en iyisidir. Bunun da asla şaşmaz bir terazisi var. Yazdıkları...
Herhangi bir kişinin, herhangi bir meseleyi anlattığı, herhangi bir yazısını okuyun; o şahsı kesine yakın bir doğrulukla tanırsınız. Hem de masrafsız, zahmetsiz, kul hakkına girmeden, su-i zandan uzak kalarak.
Bunun istisnası şudur ki: hayat meşgalesi içerisinde yazı yazmak fiiline vakit ayıramayanlar. Anadolum'un has insanları böyledir. Onlar irfan sahibidir. Asla cahil olmadıkları gibi ziyadesi ile âriftirler. Onları tanımanın en basit ölçüsü bir meclise girerken ve ayrılırken sözlerine ve tavırlarına bakmakla mümkündür. Hem de konuşmalarını dinlemeye bile ihtiyaç olmadan. Bu meziyete sahip insnaları tahlil etmek önemli bir miktar had gerektirirken, anlamaya çalışmak hususu ise ayrı bir bahis konusudur.
Benim sözüm ahkam kesip, bilgiçlik taslayanlar içindir ve şu harika deyimin kapsamına girerler: "Mangalda kül bırakmamak." Bu misyona sahip insanları tarif eden iki tane güzel sıfat daha vardır güzel Türkçemizde: Mâlûmatfüruş (çokbilmiş) ve faziletfüruş (üstünlük taslayan). Yeni nesil bu kelimelere karşılık yeni bir kelime uydurmuş lakin, edebim elvermediği için yazamıyorum. Neyse konumuza dönelim, insan sarrafı olmanın formülünü küçük bir ipucu ile izah edelim ve sözlerimizi bitirelim.
Kabiliyet aynı zamanda şahsiyet, karakter, manevi zenginlik, zihin dünyasının derinliği ve arif olmak gibi bir çok manayı da ihtiva eder ki; kişinin anlama, düşünme, yorumlama, becerebilme ve yapabilme, katma değer üretebilme vasfını gösterir. Yazı yazma işini hafife almayalım, kabiliyetimiz yazınca ortaya çıkıyor; istesek de gizleyemeyiz. Zira riyasız ve gizlenip saklanamaz bir teyit göstergesi, tam bir sağlama yöntemidir, yazdıklarımız.
Bu sebepten kabiliyetimizi de gösteren ve "okuryazar" diye iki kelimeden oluşan bileşik bir kelime vardır. İçinde okumak ve yazmak manaları haricinde; anlamak, dinlemek, konuşmak, düşünmek, üretmek, muhakeme etmek, tartmak, faydalı olmak, yapmak fiillerini de taşır. Tüm bu fiillerin özeti olarak da "okuryazar" kelimesini kullanırız.
Benden size tavsiye, makale ve kitaplarınızı, mektup ve fikirlerinizi nasıl yazıyorsunuz ayrıca konuşuruz da günümüzün revacı sosyal medya mecralarında, mail, mesaj veya "paylaşım"larınıza, göndermeden tekraren bir daha göz atın, zira medya okuryazarlığınız kabiliyet, şahsiyet ve karakter DNA'nızı % 99.9 kesinlikle analize kafidir.
"Okuma"k kâfi gelmiyor; hüner, aynı zamanda "yazabilme"ktir.
20 Ağustos 2020
Engin MUTLU
_________________________

0 yorum:
Yorum Gönder